Şaman Korkut

Bilim dünyasınca tanınmış kaynaklara baktığımızda, Korkut; kişiliği, değeri ve görevi çok yönlü olan biri olarak karşımıza çıkar.

O; bahşı, gelecek hakkında kehanetler söyleyen kahin, bilici, evliya, usta bir küyşi (ezgi çalan kimse), diplomat, jırav (ozan), boy ve kavimlerin danışmanı (aksakalı), bilge bir ihtiyar, bütün zorluklara karşı durabilen aslan yürekli yiğit ve kahraman, hanların danışmanı, saray muhitinde nüfuzlu bir kimse ve İslam dinini destekleyen bir şahıstır.

 

W. Radloff’un Türk Halk Edebiyatı Örnekleri eserinde
Ölü desem, ölü değil
Diri desem, diri değil
Evliya Dede Korkut
ifadesi geçmektedir. Bahşıların bu dünyadan göçtükten sonra ölü de diri de olmayışı anlayışı Sibirya’daki Türk soylu halklar arasında çok yaygındır. Saha Türklerinin anlayışına göre ulu oyuun (ogun; şaman) tam anlamıyla ölmez. Onun mezarının yanından geçerken dangıra (zilli müzik aleti) sesi duyulur.

Kazak bahşıların hemen hepsi ilk önce Korkut’un adını zikreder ve ondan medet umar. Ç. Valikanov’a göre Korkut, Kazak Türklerine kopuz çalmayı ve sarın (vezinli, makamlı eski bir şarkı türü) söylemeyi öğreten ilk şamandır.

Büyük piri onların Korkut Ata’dır.
Duasını alırdı ondan bütün bahşılar…

Bahşılar, Korkut’un ölmeden canlı olarak öteki dünyaya geçtiğine inanmışlardır. Korkut’un sade insanların dışında, bir de bütün bahşıların piri olması onu seçkin ruhlar seviyesine yükseltmiştir. Hatta, kara suyu ters akıtan, kopuzunu at yarışına at yerine katarak ödül kazanmış olan meşhur Koylıbay bahşının da piri olarak Korkut, pirlerin en üst seviyesine layık görülmüştür.

> Şakir İbrayev, Şaman Korkut, Uluslararası Dede Korkut Bilgi Şöleni Bildirileri, Ankara, 1999, s. 215-218