Türk Yakut Kam

Mitolog Campbell’a göre “Demirçağı Mitolojileri” demirin işlenmesiyle birlikte başlamıştır.
Demire ve ondan yapılan aletlere yüklenen anlam ve bir takım söylencelerin üretilmesi de “Demirci Kamlar” ile bağlantılıdır.
Mitolojileri yaratanlar Bilgeler, Kahinler ve Kamlardır.Kamın giysilerinin üzerinde asılı olan simgesel ikonografiler,Kamın yardımcı araçlarıdır.

Çıngıraklar ve metal plakalar onu yer altı ile bağlantılı “Kötü Ruhlardan” korumak içindir.
Bir Yakut Atasözü “Kamlar ve Demirciler Aynı Yuvadandır” der. Arkaik çağlarda demire şekil vermek, olağanüstü görülen bir olaydı ve
sadece Kamlar bunu yapabilirdi.Kamlar yer altı yolculuklarında yer altı Tanrısı Erlikten korunmak için üzerlerinde mutlaka demirden
bir nesne bulundururdu.Ya da Al Karısı, Lohusa kadına musallat olmasın diye “Demirci Geldi, Demirci!” diye bağırırlardı.
Çünkü kötü ruhların Demircilerden ve demirden korktuğu düşünülürdü. Tüm bu ritüel uygulamalar, şeytani ruhlardan korunmak içindi.
Türklerin ceset üzerine “Bıçak, Makas” vb. demir bir aleti koyma geleneği işte bu eski Türk söylence ve mitleri ile bağlantılıdır.
Ölen kişinin ruhu yer altında, Erlik ve şeytani ruhlar ile karşılaştığında, üzerindeki demir onu koruyacaktır.
Bizler bu uygulamanın “Bağlamını” unutsak da yapmaya devam ederiz.

Nuray Bilgili