Türklerde Ay Ile Ilgili Inanislar

Anadolu’da birçok yerde ayın ilk doğuşunu görenler muhtelif uygulamalar yapar; toprağa veya altına bakarlar.

Halk inanışlarında yeni doğan ayı ilk gören kişinin durumu ayın yeniden doğuşuna kadar değişmez. Örneğin kişi, ayı gördüğünde oturuyorsa bir ay boyunca oturur. Gülerken gördü ise bir ay boyunca güler.

Ay hilal halindeyken bağ budanmaz, ağaç kesilmez, herhangi bir şey dikilmez. Çünkü ayın üzgün olduğuna inanırlar. Bu durumda yapılan işlemin bereketi ve faydası olmayacağına inanılır. Düğün yapılırken bile ayın parlak zamanı kollanır. Bunda bir uğur aranır. Evliliğin sürdürülmesi, yuvanın mutluluğu buna bağlanır.

 Ağrı’da ay ışığında bekletilmiş sulama sularının bereketine inanılır.

Urfa’da ellerinde siğil olanlar yeni doğmuş aya bakarak “Ayı gördüm, hoş gördüm, siğilimin yerini boş gördüm” der, elini ovalar ve tedavi olacağına inanır.

Sarıkamış’ta elinde siğil veya gözünde arpacık çıkan kimse yeni doğmuş aya bakarak “Aya baktım yay gibi, siğilim/arpacığım erisin yağ gibi” der.

Kars, Tunceli, Adıyaman ve Doğu Karadeniz’de güneşe veya aya karşı kirli su dökülmez, çocuklar çiş ettirilmez.

Doğu Karadeniz köylerinde ayla ilgili pek çok inanç vardır. Ayın yeni doğuşu uğur ve verimlilik belirtisi sayılır. Bu sebepten tohum ekilirken, ekinler biçilirken “ayın yeniye geçmesi” ne yani yeni görünmesine önem verilir. Ay ve ayın yörüngesi üzerindeki yürüyüşü ekim ve hasat zamanlarının belirlenmesinde önemli unsurlardan biridir.
…………………
> Yaşar Kalafat, Türk Kültürlü Halklarda Mitler, Berikan Yayınevi, Ankara, 2012,
> Fatma Ahsen Turan, Orta Asya’dan Anadolu’ya Mitik Yolculukta Tabiat Olayları, Milli Folklor, 2011,Yıl:23, Sayı: 90